Dostluk,arkadaşlık ve paylaşmak

sesli sohbet,görüntülü sohbet,sesli chat,görüntülü chat


Sesli sohbet sitelerine yeni adım atmış arkadaşlar yada atmak isteyenler her türlü konuda yardımcı olabiliriz size
6 yıldır bu işin içindeyiz ve kollarımız çok uzun bir çok referans verebilecegimiz site var örnegin
http://www.seslidostluk.com/ http://www.seslimuhabbetim.com/ bunlardan sadece bir kaçı site açmak istiyorsunuz ancak çok fazla maddi imkanınız yok yada gerçekten iyi para ortaya koyup profesyonel site açtırmak istiyorsanız şuan dogru yazıyı okuyorsunuz yani sıra bizim sitelerimizde op admin co admin süper admin chatmaster olabilir sizi bazı sitelere ortak yapabiliriz para kazanabilirsiniz bunun yanında dedigimii gibi 6 yıldır bu işin içinde olmamız sebebiyle sizin seçtiginiz her hangi bir sitedede size görev verebiliriz tek yapmanız gereken bu msn adresini ekleyip irtibata geçmek msn adresimiz: info@cacalapanel.com

Seni neden mi seviyorum. .? -------------------------------------------------------------------------------- Hani diyorsun ya sevgilim " beni neden seviyorsun? ".. O an boğazımda bişeyler düğümleniyor, konuşamıyorum.. İnsan gerçekten sevdiğinde bunu söyleyemez derlerdi inanmazdım.. Meğer öyleymiş be sevdiğim.. Beraber dinlediğimiz şarkılar geliyor aklıma, hiç mi anlamıyor diyorum yoksa illa ki duymak mı istiyor.. Madem soruyorsun söyleyeyim o zaman.. Bütün güzel duyguları seninle tattım, bütün güzellikleri seninle öğrendim ben.. Huzuru tattım omuzlarında.. Dünyada aşk diye bişeyin olduğuna inandım gözlerine baktığımda.. Yıllardır aradığım o duyguyu çok özlemişim..Baba şevkati duydum sıcacık kollarında.. Nefes aldığıma, yaşadığıma şükrettim kokun içime dolduğunda.. Dudaklarından dökülen sevgi cümleleri nasıl da içime işledi bir bilsen. Beni hayata bağladığını yüreğime yüreğini katıp bana nasıl da güç verdiğini bilebilsen.. Keşke konuşabilsem sen o soruyu sorduğunda, keşke anlatabilsem bunları sana.. İçimde yanan sevda ateşini sana göstermekten korktuğumu anlatabilsem keşke.. Sensiz, kimsesiz kalmaktan korktuğumu anlatabilsem de sende o soruyu sormasan keşke............ BABALARIMIZ BİZİM İÇİN EN KUTSAL VARLIKLARIMIZ DIR VE AŞKVETUTKUNUN BABASINA VE HASTA OLAN TÜM BABALARA ALLAHIM ACİL ŞİFALAR VERSİN...


Herkesin bir öyküsü var uzun kısa... Kimine ilginç gelen bitmemiş bir hikaye yaşanarak öğrenilecek, çünkü hayat bilinmeyene gebe... İşte benim de hikayem böyle. Şimdi mevsimlerin döngüsü ve hayatın akışına karışmış yaşıyorum. Sahi yaşıyor muyum ? ama onu hala içimde yaşatıyorum. Kirletmedim anılarımı... Anılarıma tutundum hiç bozulmasın benimle kalsın diye... Oysa, bize yapılanı haketmedik biz. Ben bana yapılanı haketmedim. Kimse aniden bir karar alıp birgün hayatını yıkıp yeniden şekillendirmez... Bu büyük acıların, örselenmenin, incinmelerin, kırgınlıkların, bekleme sabrının, aşağılanmanın hatta kovulmanın yükünü taşıyamaz yürekte... Çok fazla ve uzun süre verilmiş bir mücadeleydi. Yalnız bir mücadeleydi onunki gibi.. Düşünüyorum birlikte verilen bir mücadele olsa bu noktaya gelinir miydi diye.. Herneyse geçmişi sorgulamayı da uzun süre önce braktım. Daha doğrusu beni sevip sevmediğini sorduğumda "Bu konuda yorum yapamam" cevabıyla beni gözden çıkardığında... Resimlerini yaktığım o gece onunla vedalaştım ben... tek dileğim mutlu olması... iyi ve mutlu olması... Bazen acı veriyorsa ve biz katlanma kapasitemizi aştıysak ve o sevgilinin aslında yanımızda olmadığını anlamışsak yapılacak olan bırakıp gitmektir. Sevgi bazen vazgeçmektir. Vazgeçirdiler; oysa o kılını bile kıpırdatmadı.. Bize sahip çıkması gereken noktada suskun kaldı... Acıyı göğüsleyebilmek... Sevdiğin için ölebilmek göğüslemek acıyı... Ne amaç için olduğu da önemli 2 kişi olunca aşılırmış zorluklar biz 2 kişi değildik ... Akıntıya çekilen kürek gibiydi direncim... Yanımda yoktu, belki de hiç olmadı.. yada o da benim gibi vazgeçti. Birşeyi ne kadar ve ne için istediğin çok önemli, elini taşın altına koyabilmeli seven bir yürek, gerekirse bedel ödeyebilmeli, inançtır sevmek... ona onun için gerekirse ölebileceğimi söylemiştim bir gün... gülmüş ve "yakışır" demişti.. Bir insan sevdiğine ölümü nasıl yakıştırır? Ayrıldığımız gece beni neden sevdiğini hatırlıyor musun diye sormuştum ona anımsamadı.. "Beni neden seviyorsun" dediğimde suskun kaldı. Sevseydi, seviyor olsaydı bir cevabı olurdu elbet biliyorum... Evlerinden kovulduğum gün ağlayarak kapıdan çıkmak yerine, benim elime yapışıp beni de kendiyle dışarı sürükleyebilmeliydi, başkalarının bizim için aldığı kararlarda bizi hatırlatabilmeliydi, bana batırılan herbir iğnede beni savunabilmeliydi, beni küçük gördüklerinde, incindiğimde duyarsızlık duvarına sığınıp benden uzaklaşmamalıydı. Bugün yanında değilsem bizi koruyamadığımız için değilim. Ssavaşmadı, ben ise yalnız savaşmaktan hep yenik düştüm. Bir insan tek başına ne kadar dayanabilir ki bu savaşa? Yıllar önce sevdiğini sandığı o kızı görmeliydi, oradaydım yanındaydım.. Bırakmasaydı kaymazdım avuçlarından. Zordu yumruğunu sıkmak, bedeli vardı korumanın saklamanın.... Ben vazgeçmeden önce o çoktan vazgeçmişti bizden, insanların bize yaptıklarına suskun ve kayıtsız kalarak, hep susarak... Bir rüya gördüm ve uyandım. Umarım benden daha çok seveceği bir insan olur hayatında. Her ne kadar benim kadar sevebilecek birini düşünemiyor olsamda, umarım sevgisi karşılık bulur. Onun için hala dua ediyorum ve mutlu olmasını diliyorum. Bundan sonraki hayatında, kendi hayatı ve geleceği için alacağı kararlarda başkalarının değil kendinin ne kadar ve ne için istediğini unutmamasını diliyorum. Hayat bize sunulur, seçimlerimizle ve Allahın izniyle biz hayatı şekillendiriz. Ne istediğini bilmek önemlidir, neden istediğini.. ne kadar istediğini.. Sevginize sahip çıkın, onu koruyun ve saklayın.. Ne pahasına olursa olsun gerekirse bedel ödeyerek, ama birlikte, aynı yöne bakın, aynı yöne koşun.. Oo zaman yanınızdaki insanı yitirmemiş olursunuz. Sevgi hep sizinle olsun...

BU BEBEK TARTIŞILIYOR! Hatay'da dünyaya gelen ve doğumdan sonra ölen bebek tartışılırken, doğum uzmanı bu tür bebek doğumlarıyla sıkça karşılaştıklarını söyledi. Hatay'da genç bir kadın, ilk hamileliğinde beyni bulunmayan ve genetik bozukluğu olan bir bebek dünyaya getirdi. Bebek kısa süre sonra öldü. Hassa İlçesi'ne bağlı Ardıçlı Beldesi'nde yaşayan 21 yaşındaki D.S., hamileliğinin 7. ayında sancıları artınca, önceki gün Kırıkhan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hamileliği süresince hiç kontrole gitmediği öğrenilen D.S., hastanede erken doğum yaptı. Normal doğumla dünyaya gelen ve vücudunun boynuna kadar olan kısmı sağlıklı bir bebek vücuduna sahip olmasına rağmen beyni olmayan bebek, hastane görevlilerini şoke etti. Kulakları boyun hizasında, gözleri tenis topu büyüklüğünde olan bebeğin ağzı ve beyninin ise oluşmadığı belirlendi. Doğum sonrası kordon bağının kesilmesiyle birlikte ölen bebek, ailesinin otopsi yapılmasını istenmemesi üzerine toprağa verildi.

Dünyaca ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, ölümünün 34. yılında doğum yeri Sivas'ta anılacak. Şarkışla Kaymakamlığınca, 21 Martta düzenlenecek anma etkinlikleri çerçevesinde ilk olarak, ilçedeki Aşık Veysel Kültür Merkezinde bir program düzenlenecek. Sinevizyon eşliğinde Aşık Veysel'in hayatının ve ozanlık geleneğinin anlatılacağı programda, ozanın şiirlerinden ve diğer eserlerinden bazı örnekler sunulacak. Aşık Veysel ile ilgili konuşmaların yapılacağı programın ardından, Veysel'in doğum yeri olan Sivrialan köyündeki kabri ziyaret edilecek. Sivrialan Köyündeki Aşık Veysel Müzesi'nin de gezileceği anma programı, amfi tiyatrodaki ikram ile sona erecek. -AŞIK VEYSEL'İN HAYATI- ''Açar solar türlü çiçek/Kimler gülmüş kim gülecek/Murat yalan ölüm gerçek/Dostlar beni hatırlasın...'' dizelerinin sahibi Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyü'nde doğdu. Karaca Ahmet ile Gülizar hanımın çocuğu olan Aşık Veysel, çiçek hastalığı yüzünden 7 yaşında bir gözünü kaybetti. Aşık Veysel'in diğer gözü de kısa süre sonra kör oldu. Babasının, vakit geçirmesi için aldığı sazı çalmaya başlayan Veysel, daha sonra saz ustaları Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin'den ders aldı. Aşık Veysel'in Cumhuriyet'in 10. yılı için yazdığı destanın yayınlanması ve Sivas Aşıklar Bayramı'ndaki başarısı dikkati çekti; bu arada bazı köy enstitülerinde de saz öğretmenliği yaptı. İki kez evlenen, 2 erkek ve 4 kız babası olan Ozan, 21 Mart 1973'de vefat etti.

Küresel ısınma yüzünden Antarktika'dan neredeyse Ankara'nın Altındağ ilçesi büyüklüğünde parça koptu. Uydudan alınan fotoğraflar, 569 kilometrekarelik yüzeye sahip devasa parçanın Antarktika'dan ayrıldığını, bunun 414 kilometrekarelik kısmının da dağılıp gittiğini gösteriyor. Colorado Üniversitesi Kar ve Buzulları İzleme Merkezinin tespitine göre, parçalanma 28 şubatta 25,5 km boyunda 2,4 km eninde dev bir parçanın aniden kopmasıyla başladı. Bu kopuş, Wilkins platosunun parçalanma sürecini tetikledi ve 12.950 kilometrekare yüzeye sahip platodan 569 kilometrekarelik parça koptu. Uzmanlara göre, bu hızla devam ederse yakın gelecekte bölgedeki buzul tabakasının yarısı yok olacak. Serkan AYAN adlı uzman, yaklaşık 1500 yıldır var olduğunu düşündükleri Wilkins platosundaki parçalanmaya sıcak hava ve okyanus dalgalarının yol açtığına işaret etti. Antarktika'da yaz sona erdiğinden, bilim adamları önümüzdeki aylarda Wilkins'ten yeni parçaların kopmasını beklemiyor. 1995 yılında da 75 km boyunda 37 km enindeki Larsen A platosu Antarktika'dan ayrılıp Weddel denizinde parçalanmıştı. Larsen B platosu da 2002 yılında kopup parçalanmıştı. Uzmanlara göre, son 50 yıl içinde Antarktika küresel ısınma yüzünden en az 13 bin kilometrekare eridi. Böyle giderse seslidostluk ailesi buzullar olmayacak buzul olmayacağı gibi su miktarı artcak belki bu TÜRKİYE sular altında kalacak

